Güncel olayların vazgeçilmez sohbet konusu olan Ergenekon operasyonu bügün itibari ile 11.dalgasınıda gerçekleştirmiş durumda . Bu daha kaç dalga sürer ipin ucu kime yada kimlere gider bilinmez. Hedef gerçekten ülkenin kurumlarına çöreklenmiş ülkenin enerjisini kendi hesaplarına kurban eden kişileri temizlemekmidir yoksa Mahir kaynak ve Soner Yalçın`ın son yazılarında değindiği ABD`nin Türkiyede ki atını değiştirme operasyonumudur. Eğer Mahir kaynağın dediği gibi ABD ortadoğuda Türkiye`ye yeni bir rol çizdi ve bu rolde ona lazım olan yönetim Kemalist bir yapı değilde ılımlı islam çizgisinde olmalı ise şunu diyebiliriz ki AKParti ABD`den aldığı gazla Cumhuriyetin kuruluşu ile Kemalistler tarafından sahiplenilmiş kaleleri elegeçirmek için Ergenekon adı altında Heryerekon operasyonu gerçekleştiriyor.
Bu iki Araştırmacı yazarın söylemlerinde haklı olduklarını farzetsek bile bu ortaya çıkan silahları, faili meçhulleri görmezden geleceğimiz anlamına gelmiyor.Bundan bir kaç yıl önce bir komünist arkadaşımla yaptığım sohbette Türkiye Cumhuriyet`inin resmi tarihin kapalı kapılar arkasında kaleme alındığını, hiçbir şeyin gerçeği yansıtmadığını söylediğinde ona gülümseyen gözlerle bakarken bugün gelinen süreçte haklılık payı olduğunu görüyorum dersem yalan olmaz. Bu sürece gelinene kadar yaşanılan maddi manevi zararlar , ülke insanın çektiği sıkıntılar , eğer birilerinin iktidar sahiplik egosundan kaynaklanmış, bilinçli olarak manupüle edilmiş olaylardan meydana gelmişse bunun hesabını mutlaka vermeliler. Bu işin ucu nereye giderse kime giderse gitsin sonunda mutlaka aydınlatılmalıdır.
Lakin, Mahir Kaynak ve Soner Yalçın tarafından dile getirilen ABD at değiştiriyor benzetmesi , ve Encümen-i Daniş başkanı Karaduman`ın dün yaptığı derin devlet açıklaması akla şu soruları getiriyor. Karaduman her devlette derin devlet tipi yapılar vardır olacaktır ve olmalıdır söylemine göre adı ergenekon olan Türkiye Derin devleti boşmu kalacaktır. Boş kalmayacağı kesin olan bu olgu kimler tarafından doldurulup halka nasıl yansıtılacak ve bu yansıma ile nasıl bir toplum amaçlanmaktadır . Bu planlanmış toplum hangi düşünceye ve hangi projeye hizmet edecektir.
Abd ortadoğuda ılımlı islam projesi olarak nitelediği dönüşümde Türkiye`yi model ülke olarak kullanmak istiyordu. Ve nitekim Başbakanımız bu projeye eşbaşkan olduğunu öne sürdü. Her ne kadar bir çok kere BOP olarak kısaltılan bu 22 ülkeyi kapsayan büyük projenin rafa kalktığı söylensede Türkiye içinde yapılan bu at değişimi bu konuda hala çalışmaların olduğunu ortaya koyuyor.
Her deÄŸiÅŸim, her devrim beraberinde çatışmaları ve acıları getirir . Karşı koyanlar yada kabullenmeyenler olacaktır. Ben yinede sormaktan geri kalmak istemiyorum . Cihan imparatoru olarak kabul ettikleri bir ülkenin projesi için kendi toplumunu çatıştıran zihniyet nasıl olurda TBMM çatısı altında barınabilir ki , eÄŸer bu zihniyet orda barınıyorsa TBMM`de yazan ” Egemenlik kayıtsız ÅžArtsız Milletindir ” sözü bir anlam ifade ediyor mu ?
İki önemli yazar tarafından dile getirilebilen bu söylem yani Türkiye`de gündemi iÅŸgal eden ergenekon Operasyonu aslında Türk halkı için deÄŸil ADB`nin ortadoÄŸu misyonu içindir söylemleri sizin canınızı acıtmıyor mu ? Çanakkale bunun için mi yaÅŸandı ? Orda ki Åžehitlerimiz İngilizlerin misyonuna hizmet etmeyi bilmiyorlarmıydı ? Yazık demekten baÅŸka bir ÅŸey gelmiyor elimizden . Bügün Ermeni asıllı bir vatandaşımız kilisede kafasına silahla ateÅŸ ederek intihar giriÅŸiminde bulundu , arkasında bıraktığı mektubunda şöyle yazıyordu ” Allah`ım bu millete akıl fikir ver. Bu ülkede Atatürk`ten sonra çivi tutmadı ” .
Başka bir şey yazmaya gerek yok sanırım . Şimdi 10 Kasım`lar daha çok acıtmalı canımızı ..

…
…